Skip to main content

Google, son bir kaç senedir arama kriterlerinde düzenli olarak değişime gidiyor. Bu durum, Google arama sonuçlarında üst sıralarda yer almak isteyen çoğu şirketin SEO stratejilerinde değişiklik yapmasını zorunlu kılıyor. Arama motorunun “Panda” ve “Penguen” adlı güncellemeleri sayesinde artık web sitelerini boş içerik ve anahtar kelimelerle ilk sıralarda tutmak mümkün olmayacak. Web sitenizi üst sıralarda görmek için içeriğinizin kaliteli, eğitici olması ve en önemlisi okuyucuya çekici gelmesi gerekiyor. Kısacası, SEO’nun açılımını “search engine optimization”dan “social engagement optimization”a çevirmeniz gerekiyor.

Nöro-pazarlama tam da bu noktada devreye giriyor. “Neuromarketing” ve “Brainfluence” kitaplarının yazarı Roger Dooley’e göre insanların %95’inin düşünceleri, duyguları ve öğrendikleri farkında olmadan bünyelerine yerleşiyor. Nöro-pazarlamanın müşteri davranışlarında oynadığı rol büyük. SEO stratejinizi yeniden tanımlarken de nöro pazarlama biliminin öğretilerinden faydalanmakta fayda var. SEO çalışmalarınızda büyük fayda sağlayacak öğretiler şu şekilde;

Her şey sizin hakkınızda olmamalı

Etkili bir nöro-pazarlama için müşteri odaklı olmalısınız. Yani kendinizi daha az övmeli ve potansiyel müşterinize nasıl yardım edebileceğiniz hakkında daha çok konuşmalısınız. Sitenizi ziyaret edenlerin öncelikli amacı onlara nasıl fayda sağlayacağınızı görmek. Ne kadar harika olduğunuzu sonra anlatırsınız 🙂

Lafı uzatmayın

Beynimiz her gün binlerce mesaj alıyor. Dakika da beş duyumuzdan 400.000 bit data giriyor. Bu yüzden yalnızca kısa ve güzel mesajlar ilgimizi çekerek aklımızda kalabiliyor. Ana sayfanıza kısa ve etkili bir mesaj koyun. İletmek istediğiniz mesajı uzun uzun yazıp karşınızdakini yormayın. Güzel bir görsel ile birlikte ürünün hayatı nasıl kolaylaştıracağına dair etkili bir mesaj yazın.

Metin yerine görsel kullanmayı tercih edin

Bir ürünü gördüğümüz zaman önce limbik sistemimiz, yani beynimizin duyguları işleyen kısmı uyarılır. Bu kısım tam da pazarlama uzmanlarının uyarmak istediği kısımdır. Bu sebeple özellikle web sitenizde mümkün olduğunca görsel kullanmanızda fayda var. Müşterinizi ürünün niteliklerinden önce dış görünüşü memnun eder.

Bu yüzden görsel kullanmak, satış sürecinizi hızlandırır.

Güçlü bir başlangıcınız ve güzel bir kapanışınız olsun

Beynimiz, bir sürecin ortasında olanlardan çok başlangıcına ve sonucuna önem veriyor. Bu yüzden web sitenizin ve içeriğinizin dikkat çekici bir girişe ve kapanışa sahip olması gerekiyor.

İçeriğinizi sade tutun

Eğer web siteniz mantık gerektiren karmaşık ve soyut bir içerikten oluşuyorsa, gelen potansiyel müşteriler kafa yormaktan kaçınıp sitenizden uzaklaşabilir. İçeriğinizin herkes tarafından anlaşılabilecek sade bir dille yazılmış olmasına dikkat edin. Tabi çok teknik veya sofistike bir kitleniz olmadığı sürece 🙂

Duyguları harekete geçirin

Duygular çoğu zaman kişiyi en çok etkileyen faktördür. İçeriğiniz ile duyguları harekete geçirebilirseniz daha çok akılda kalırsınız. Bu yüzden somut şeylerin ötesine geçin ve insanların duygusal yönünü harekete geçirin.

Yukarıdaki bu maddeler uzun yıllar boyunca pazarlama uzmanlarının elde ettiği deneyimlerden oluşuyor. Nöro-pazarlama gibi bir bilim dalı da bu deneyimleri her geçen gün doğrulamaya devam ediyor. Google algoritmaları spesifikleştikçe web sitenizin pazarlama stratejilerinin de gelişmesi ve değişmesi gerekiyor. Google tüm değişiklikleri bilimsel çalışmalar sonucunda gerçekleştirirken sizin pazarlama stratejilerinizi kulaktan dolma bilgilerle geliştiriyor olmanız düşünülemez.

Web sitenizin tıklanma rakamlarını arttırmak sadece başlangıçtır. Asıl önemli olan ziyaretçilerle doğru ilişkiyi kurmaktır. Biz B4Mind olarak bu noktada devreye giriyor ve potansiyel müşteriniz olan site ziyaretçilerinizle en etkili iletişimi kurarak müşteriye dönüştürmenize yardımcı oluyoruz. Nöro-pazarlama bilimine dayalı butik bir hizmet için hemen bizimle iletişime geçin.

Leave a Reply