pazarlama-vs-halkla-ilişkiler

Pazarlama İle Halkla İlişkiler Arasındaki 7 Büyük Fark

Çoğu insan pazarlama ile halkla ilişkileri eş anlamlı kullanır. Bunun temel nedeni pazarlama ile halkla ilişkiler arasındaki çizginin yeterince belirgin olmamasıdır. Her ikisinin de ürün/hizmet promosyonunda birbirlerini tamamlayıcı özellikte olduğunu kabul edebiliriz. Yalnız, birbirlerinden ayrıldıkları bazı kritik noktalar yok değil.

Pazarlama ile halkla ilişkiler neden hep karıştırılır? Çünkü, şimdiye kadar bu kavramlar genellikle benzer bağlamlarda ve birbirlerinin yerinde kullanılmıştır. Pazarlama ve halkla ilişkiler departmanlarını “harmanlayan” şirketlerin idari yapısında da bu kavramsal kargaşayı gözlemleyebiliriz. Hatta, işin uzmanları bile bir solukta aralarındaki farkı söylemekte zorlanabilir.

Tabi ki, her iki kavram arasında çok önemli bağlar var. Halkla iyi ilişkiler kurmak zaten pazarlamanın en temel gerekliliğidir. Özellikle, müşteri değil insan merkezli yeni pazarlama konseptlerinde (örneğin inbound pazarlama) iyi ilişkilere çok daha fazla ihtiyaç duyarız.

Bu kavramların arasındaki farkları anlatmaya başlamadan önce tanımlarıyla başlayalım. Pazarlama kısaca nedir? Pazarlama, ürün satışlarını artırmaya, ürünleri rakiplerinkilerine göre tercih edilir kılmaya, daha fazla akılda kalıcı olmaya yardımcı olan her türlü etkinliğin toplamına denir. Doğrudan pazarlama, marka pazarlaması, reklam, halkla ilişkiler, dijital pazarlama ve geri kalan tüm promosyonel etkinlikler pazarlamanın enstrümanları arasındadır.

Öte yandan halkla ilişkiler, insanlar ile şirketler arasındaki bilgi akışını yöneten, böylece iki taraf arasında pozitif bir ilişkinin ve uygun bir iletişimin olmasını sağlayan disiplindir. Halkla ilişkiler (PR) ile bir şirket, pazarın nabzının attığı yerde kendine yer bulur ve halkın, o şirketin ürünlerine ve kendisine yönelik görüşlerini öğrenir.

Halkla ilişkiler aynı zamanda geleceğe yönelik bir yatırım olarak görülür. Güçlü halkla ilişkiler kampanyaları kitlelerin zihninde çok daha sağlam biçimde ve çok daha uzun süreler kalacaktır.

Pazarlama ile Halkla İlişkiler Arasındaki Farklar

  1. Pazarlamanın temel görevi ürün farkındalığını artırmak ve promosyonel mesajlar iletmek iken, halkla ilişkilerinki, toplumda şirket ve markaya yönelik pozitif algı yaratmaktır. Özellikle bu noktada halkla ilişkiler ile marka pazarlamasının ciddi biçimde iç içe geçtiğinin altını çizelim.
  2. Pazarlamada ürünün promosyonu yapılır iken, halkla ilişkilerde şirketin promosyonu yapılır. Pazarlamacı ürün ve ürün hattını tanıtmak ile meşgul olurken, PR uzmanı tüm şirketin adını ve imajını tanıtır.
  3. Pazarlama ürünü, halkla ilişkiler ise markayı satar. Pazarlama, ürün ve hizmetlerin hedef kitle nezdinde daha cazip olması için çabalar. Halkla ilişkiler ise şirketin.
  4. Pazarlamacılar ürün ve hizmetlerin hangi fiyatlardan satılması gerektiğini düşünürken; PR uzmanları şirketin fiyat stratejisi başta olmak üzere, tüm pazarlama faaliyetlerinin toplum nezdindeki algısını, etkisini araştırır.
  5. Pazarlamanın biriktirmeye çalıştığı kardır. Halkla ilişkilerin ise itibar. Pazarlama, ürün ve hizmet satışlarından daha fazla kar elde etmeye, karı sürdürülebilir kılmaya, pazar payını artırmaya, kısacası sermaye biriktirmeye yarar. Halkla ilişkiler ise, şirketin pazardaki pozitif imajını korumaya yarar. Elbette, pozitif imaj ve itibarın biriktirmesi orta-uzun vadede yine kar olarak geri dönüş yapacaktır. Ancak halkla ilişkilerde bu motivasyon, pazarlamaya göre biraz daha azdır.
  6. Pazarlama, içinde halkla ilişkilerin de olduğu çok sayıda, birbirinden farklı ve birbirini tamamlayan enstrümanlar kullanır. Halkla ilişkiler, bütün pazarlama stratejisinin sadece bir parçası olarak düşünülür. Bir başka deyişle, pazarlama halkla ilişkileri kapsar.
  7. Pazarlama, halkla ilişkilere göre daha eski bir disiplindir. İktisat biliminden kopmuştur ve ilk büyük pazarlamacılar klasik iktisat teorisine karşı olan iktisatçılardı. Halkla ilişkiler, iktisat yerine toplum bilimlerine daha yakındır.

 

Genel hatlarıyla pazarlama ve halkla ilişkileri bu şekilde birbirinden ayırabiliriz.

Neler düşünüyorsunuz? Sizce bu iki kavramı birbirinden ayıran başka noktalar var mı? Soru ve görüşlerinizi lütfen ekteki yorum formundan veya info@b4mind.com adresinden bize iletiniz.

Bu makale B4Mind Marka Danışmanlığı tarafından hazırlanmıştır.

Drop a comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir