Psikoloji ve pazarlama bilimlerindeki en son bulgulardan yararlanarak, markaların rekabet düzeyi yüksek piyasa şartlarında parlamasına ve 360 derece pazarlama iletişimi yapmasına destek olan butik bir marka danışmanlık ve dijital pazarlama ajansıyız.

Mobil Pazarlama

Google AdWords Yönetimi

Dönüşüm Optimizasyonu

E-Posta Pazarlaması

Online Görünürlük Analizi

Bize Hemen Ulaşabilirsiniz


Hizmetlerimiz hakkında bilgi almak ve markanıza özel teklifimizi dinlemek için randevu talep edebilirsiniz.

+90 212 263 63 77

info@b4mind.com

Cihannüma Mah., Mehmet Ali Bey Sok. No: 4 D:2 Beşiktaş, İstanbul/Türkiye

+90 212 263 63 77

Beşiktaş, İstanbul/Türkiye

Yukarı

Tembelliğe Övgü: Amazon Whole Foods Market’i Neden Satın Aldı?

Tembelliğe Övgü: Amazon Whole Foods Market’i Neden Satın Aldı?

E-ticaret devi Amazon, geçtiğimiz ay ABD’nin en önemli gıda marketi zincirlerinden Whole Foods’u 14 milyar dolara satın aldı. Fakat bu satın alma, gıda sektörünün cazibesinden çok ticaretin geleceğini ilgilendiriyor.

Amazon, geçtiğimiz ay tarihinin en büyük satın almasını gerçekleştireceğini duyurdu. 1980 senesinde kurulan Whole Foods, 1984-2004 arasında çok ciddi büyüyerek, yerel bir işletmeden ABD çapında dev bir şirkete dönüşmüştü. Fakat işler 2012’den itibaren tersine dönmeye başladı. Büyüme son beş senedir sürekli düşüyor. Hal böyle olunca yatırımcılar da Whole Foods’u birer birer terk etmeye başladı. İşte tam da bu noktada hikayeye Amazon dahil oldu.

Esas sorulması gereken soru şu: Amazon neden Whole Foods’u satın alıyor?

  • Amazon’un gıdada ve gıda marketinde büyümesi lazım.
  • Şirketin şehir içinde, merkezi konumda binalara (yani Whole Foods’un dükkanlarına) ihtiyacı var. Whole Foods’un ise paraya. Bu gözle bakıldığında bu satın almanın her iki taraf için de çok iyi bir işbirliği olacağı aşikar.

Gelelim bu satın almanın bizi neden bu kadar ilgilendirdiğine. E-ticaret devi Amazon dünyanın her yanından, her türlü sektörden irili-ufaklı her türlü şirkete örnek gösterilecek mükemmel adımlar atıyor. Attıkları adımlarla daima rakiplerinden birkaç adım önde. Oyuna kendisi hükmediyor. Daha da önemlisi, aynı anda başka oyunlar da oynayabiliyor. Türkiye’de büyümeyi düşleyen yerel işletmelerin Amazon’u çok iyi analiz edebilmesi ve ondan dersler çıkarması lazım.

İşte, bizim çıkardığımız dersler.

1: Amazon bu satın almayla e-ticarette en önemli faktörün “müşterinin hayatını kolaylaştırmak” olduğunu öne sürüyor. Artık marketlerde ve restoranlarda daha az insan var. Çünkü büyük şehirlerde hemen hemen herkes market alışverişlerini ve yemeklerini online sipariş ediyor. Kapımıza yemek getiren kurye, bahşiş istemek yerine, yemek sipariş portalında kendi restoranına 5 puan vermemizi rica ediyor. Koşu bandında bir saat yüksek tempolu yürüyebilen insanlar, bir dakikalık mesafedeki marketten ekmek almaya üşeniyor.

Amazon, Whole Foods’un merkezi konumdaki dükkanlarıyla insanların bu “üşengeçliğinden” yararlanmayı planlıyor. Whole Foods dükkan sayısı olarak, Amazon’un sahip olduğu depo sayısının iki katına sahip. Hem de konum olarak daha avantajlı yerlerde. Yani, Amazon artık uzaklarda bir yerlerde değil, müşterinin yanı başında, caddenin karşısında, okulun önünde ya da iki sokak aşağıda olacak.

2: Amazon,refah düzeyi yüksek müşterileri hedeflemenin karlılık açısından daha avantajlı olduğunu düşünüyor. Whole Foods’un orta-üst gelir düzeyinden insanların yaşadığı 431 noktada sahip olduğu dükkanlar bu sebeple çok ama çok değerli. Bazı finansal analistler yalnızca bu binaların bile uzun vadede verilen paraya değeceğini ileri sürüyor.

İstanbul özelinde düşünürsek, daha önce Beylikdüzü, Tuzla, Kemerburgaz, Kağıthane’den operasyonlarını yürüten bir şirketin bir anda Nişantaşı, Teşvikiye, Cihangir, Bebek, Etiler, Moda’da dükkan açması gibi iştah kabartıcı bir gelişme.

3:  Amazon yakın lokasyonun, müşterilerin satın alma sıklığını ve sepet büyüklüğünü de artıracağına inanıyor. Ortalama bir Amerikalı, yakınındaki süpermarkette senelik ortalama 500 dolar harcıyor. Ortalama bir Amazon Prime abonesi ise 1000 dolar. İşte, Amazon bu iki gerçekten yola çıkarak, hedef bölgelerde müşterilerin yapacağı alışveriş harcamalarını yılda birkaç bin dolara çıkarmayı istiyor.

Çok zekice. Kararın arkasındaki zeka binlerce kilometre öteden bile parıldıyor. Giderek daha da tembelleşiyoruz. Alışverişe gitmeye, yemek yapmaya, dışarıda yemeye hiç vaktimiz yok. Fakat endişe etmeye de gerek yok. Amazon bizi olduğumuz gibi kabul ediyor ve tembelliğimizi takdir(!) ediyor.

“Taa Amerika’daki bu gelişme bizi doğrudan etkilemiyor ki” diye düşünmeyin. Tamam, Amazon Türkiye’de bu hamleyi yapacak değil ama belki başka büyük e-ticaret firmaları (yerli-yabancı) bunu deneyebilir. Neden olmasın?

Neler düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorum kısmından paylaşabilirsiniz. Ayrıca, merak ettiğiniz diğer tüm sorular için bize info@b4mind.com adresinden ve +90 212 263 63 77 nolu telefon numarasından ulaşabilirsiniz!

 

Yorum yok

Yorum Yaz