Psikoloji ve pazarlama bilimlerindeki en son bulgulardan yararlanarak, markaların rekabet düzeyi yüksek piyasa şartlarında parlamasına ve 360 derece pazarlama iletişimi yapmasına destek olan butik bir marka danışmanlık ve dijital pazarlama ajansıyız.

Mobil Pazarlama

Google AdWords Yönetimi

Dönüşüm Optimizasyonu

E-Posta Pazarlaması

Online Görünürlük Analizi

Bize Hemen Ulaşabilirsiniz


Hizmetlerimiz hakkında bilgi almak ve markanıza özel teklifimizi dinlemek için randevu talep edebilirsiniz.

+90 212 263 63 77

info@b4mind.com

Cihannüma Mah., Mehmet Ali Bey Sok. No: 4 D:2 Beşiktaş, İstanbul/Türkiye

+90 212 263 63 77

Beşiktaş, İstanbul/Türkiye

Yukarı

Markanıza Zarar Verecek Sosyal Medya Tuzaklarının Farkında Mısınız?

sosyal medya tuzaklarının farkında mısınız

Markanıza Zarar Verecek Sosyal Medya Tuzaklarının Farkında Mısınız?

Sosyal medya yönetimi her markanın en iyi biçimde üstesinden gelmek isteyeceği, kritik bir konudur. Sosyal medyada markalar için sayısız fırsatların olmasının yanı sıra, onları bekleyen ciddi tuzaklar da bulunmaktadır. Sosyal medya kampanyalarının başarısını tümden olumsuz etkileyecek faktörlerin başında “geleneksel medya anlayışı” bulunur.

Tuzak #1 : Sosyal Medyanın Tabiatını Kavrayamamak

Kendi sosyal medya kanallarını kendi yöneten birçok markanın düştüğü en büyük yanılgı gelenekselci anlayıştır. Sosyal medyayı televizyon, gazete, radyo ve derginin karışımı olarak algılayan bu anlayış birçok hataya beraberinde getirir.

Kabul etmek gerekir ki sosyal medya kullanılması çok zevkli, yönetilmesi geleneksel medyaya göre oldukça kolay ve etkisi kanıtlanmış bir kanaldır. İşte bunlardan cesaret alan yöneticiler bu kanalı markaları lehine kullanmanın en iyi yolunu kendilerinin bildiğini ileri sürerler. Sosyal medya tuzaklarından en önemlisi de budur. Neden? Çünkü sosyal medya kanalı promosyonel mesajların tekrar tekrar verildiği, anlamlı bir diyalog tabanı olmayan, çift taraflı iletişime kapalı, dikte ettirip zorlayan, kullanıcı psikolojisini hiçe sayan bir kanal asla değildir. Yani her ne kadar son birkaç yıldır etkileşimi merkeze almaya çalışsa da bunda canlı yayında Twitter mesajlarını okumaktan öte ilerlemeler kaydedemeyen geleneksel medyanın tam tersi.

Sosyal medya dikey ilişkilerin değil yatay ilişkilerin mecrasıdır. Bu yüzden de bu mecranın dili propaganda değil diyalogdur. Diyalogu verimli kılan yegane şey ise anlamlı etkileşimlerdir. Yeni tüketici hiçbir dijital kanalda ikinci planda kalacak hiçbir ilişkiye evet demeyecektir.

Tuzak #2 : Sosyal Medyayı Hesap Açıp, Tanıtım Yapmaktan İbaret Sanmak

Markalar sosyal medyada salt ürün kataloglarını tanıtmak, indirim ve kampanyalarını duyurmak, rakiplerinden ne kadar üstün olduğunun altını çizmek için olmamalıdır. Markalar sosyal medyada yer almaktan –  birçok sitede hesaplar açmaktan – öte kendini var edebilmelidir. Bir başka deyişle markalar bu yepyeni ve gerçek değeri az anlaşılan mecrada:1- Kendi marka hikayelerini anlatabilmeli, 2- Hedef kitlesiyle anlamlı ilişkiler kurabilmelidir.

İtiraf etmeliyiz ki sosyal medya siteleri markalar için değil bireysel kullanıcıların yaşamlarına değer katmak için icat edildi. Örneğin internetin emekleme çağında kurulan Six Degrees.com’un amacı insanların sırasıyla en fazla altı “doğru insanı” tanıyarak (arkadaşımın arkadaşı mantığıyla) istediği herkesle bağlantı kurabileceğini savunan “Six Degrees of Separation” tezini savunmaktaydı. Bu öylesine güçlü bir tezdi ki kısa sürede yüz binlerce insanın dikkatini çekti ve daha sonra kurulan Friendster, MySpace, Linkedin,  XING ve hatta Facebook gibi sosyal ağlara ilham verdi.  Zaten bugün Mark Zuckerberg’in Facebook’unun en temel görevi dünyayı daha açık ve erişilebilir bir yer haline getirmek değil mi?

Bugün bu kapsama kendi tüzel kişiliği olan (yani bir şahıs olarak kabul edilen) şirketler de dahil oldu. Dolayısıyla sosyal ağlarda bu şahsın – daha modern tabiriyle marka kişiliğinin – temsil edilmesi gerekmektedir. Marka kişilikleri de tıpkı Six Degrees’deki mantıktaki gibi doğru bağlantılar kurarak “en ideal müşterilerini” aramaktadır.

Tuzak #3 : Sosyal Ağlarda Yüksek Sesle Konuşmayı Dinlemeye Tercih Etmek

Doğru ilişkiler inşa etmek için markaların kendi hikayelerini daha fazla anlatması ve ondan da öte daha fazla “dinlemesi”; kendi hedef kitlesine, müşteri tabanına, hatta kendisinden nefret edenlere daha fazla kulak vermesi lazımdır.

Gerçek hayatta ve dijital mecralarda kendimizi, markamızı, ürünlerimizi, hizmetlerimizi, şirket kültürümüzü anlatmanın uygun yolları vardır. Ancak yapması daha kolay olduğu için uygun yollar benimsenmez ve bağırmak dinlemeye tercih edilir. Avaz avaz bağırmak (sürekli promosyonel mesajlar göndermek) iletişim değildir.

Eskiden ürünler için müşteri fikri pazara hakimken artık müşteri için ürün dönemindeyiz. Tek bir müşteri kalıbından söz etmek bile artık geçerli değildir. Micro-segmentler çağında, başka bir ifadeyle müşterileri birbirlerinden ayıran noktaların bir araya getiren noktalardan daha fazla olduğu çağdayız ve dijital dünyada kendi ihtiyaçlarının farkına varma, seçeneklerini değerlendirme ve karar verme süreçlerinde yardıma ihtiyacı  olan kitlelerle karşı karşıyayız.

Markamızla kitlelerin sevgisine ve ilgisine mazhar olmak için onların ihtiyaçlarına odaklanmalı ve hayatlarına değer katmalıyız. Başarı kendisini yalnızca rakamlarda değil aynı zamanda markanızın insanların zihinlerinde elde ettiği o sarsılmaz konumda da göstermelidir.

Sonuç olarak, tüm bu tuzakların orta ve uzun vadede markanıza hem doğrudan hem de dolaylı yansımaları olacaktır. Markanızla hangi sosyal ağlarda, hangi sıklıkla, ne tür gönderiler yayımlayacağınızı, hangi dönüşümleri ve hedefleri arzuladığınızı belirlemeden önce işte bu temel tuzaklardan sakınarak kendinize bir sosyal medya felsefesi belirlemelisiniz.

B4Mind Uluslararası Marka Danışmanlığı olarak kendi hedef kitlenize sosyal ağlar üzerinden değer katacak ve katma değer elde edeceğiniz çözümler üretmekteyiz. Markanıza özel fikirlerimizi sizinle paylaşmaktan büyük mutluluk duyacağız. Daha fazlası için bize info@b4mind.com’dan ve +90212 263 63 77 telefon numarasından ulaşabilirsiniz.

2 Yorumlar
  • deryaninsporgunlugu
    15 Kasım 2016 at 15:48

    Çok güzel tavsiyeler.

Yorum Yaz