Skip to main content

Marka, işletmelerin rekabet avantajı sağladığı en önemli değerdir. Güçlü bir markaya sahip olmak, sektör ayrımı olmaksızın her işletmeye hem rasyonel hem de duygusal birçok katkı sağlar. Bir sektörde ürün/hizmet yelpazesi ne kadar geniş ve karmaşık ise, tüketicinin kendisi için azami fayda sağlayacak ürün/hizmet seçimini yapması da o kadar zor olur. Güvenilir bir marka algısıyla tüketicinin zihninde yer almak satışı kolaylaştırır. Marka, tüketicinin satın alma sürecini daha verimli kılan bir değerdir.

“Marka, seçenekler çoğaldıkça önemi daha da artan bir güven deposudur. İnsanlar hayatlarını kolaylaştırmak ister.”

– Nial Fitzgerald

Türkiye’nin inşaat ve turizm sektörleriyle beraber en önemli sektörü olan tekstil sektöründe de rekabet üst düzey boyuttadır. Rekabetin yanı sıra, iç ve dış pazarlarda yaşanan konjonktürel dalgalanmalar neticesinde sektörde zaman zaman daralmalar ve işten çıkarmalar yaşanır.

İlginizi Çekebilir: B2B Şirketler Neden Markalaşmalı?

Yüksek rekabet, iç ve dış pazar daralması, ambargo ve yaptırımlar, kredi çekme maliyetlerinin ve vergi oranlarının artması gibi kaotik zamanlarda geminizi sıkıca bağlayacağınız demir markanızdır.Çünkü markanız kolayca yok olup eriyecek somut bir varlık değil, müşterilerinizin zihninde ve duygularında yer alan soyut bir varlıktır. Yanlış bir yatırımla finansal varlıklarınız eriyebilir ancak marka algınız halen sapasağlam ayakta kalır.

Doğru marka yönetimi için kendi pazarınıza ve hedef kitlenize uygun doğru pazarlama iletişimi yapmanız gerekir. Müşterileriniz kim? Sizden nasıl şeyler üretmenizi, ürettikleriniz nerede ve nasıl sunmanızı istiyorlar? Nasıl bir ürün değeri biçiyorlar? Tüm bunlar yanıtlanması gereken son derece temel sorulardır.

Halbuki, tekstil sektörüne damga vuran bir marka olarak öne çıkmanız durumunda bu temel sorulara şunlar da eklenir. Müşterileriniz ürünlerinizi kullanırken nasıl hissediyor? Başkalarına ürünlerinizi tavsiye veya hediye ediyor mu? Daha ucuzunu değil hala sizin ürününüzü mü tercih ediyor? Ürünlerinizi kullanarak kendini nasıl ifade ediyor? Ürünlerinizi kullanmaktan mutlu mu?

Markanızı pazarladığınız zaman, ürünlerinizin rahatlık, kullanışlılık, fiyat-kalite gibi rasyonel yanlarının yanı sıra; marka algısı, güven, statü göstergesi, kimlik tanımı, marka sadakati gibi duygusal/psikolojik faktörler de devreye girer.

Markalaşmanın önemine en çok satış anında şahit olunur. Mükemmel bir marka pazarlaması satışı gereksiz kılar. Öyle ki ürünleriniz kendiliğinden alıcısını bulur. Kendi markanızı insanların gözü kapalı tercih edeceği bir güven deposuna dönüştürmek için bir markalaşma sürecinden geçmeniz gerekir.

“Pazarlamanın amacı, satışı gereksiz kılmaktır. Pazarlama, pazar hedefini vurma becerisidir.”

– Peter Drucker

Tekstil Endüstrisinde Yer Alan Bir İşletme Olarak Neden Kendi Markanızı Geliştirmelisiniz?

  1. Marka, ürünü pazarda daha ayırt edici kılar,
  2. Ürünün satın alma sürecini hızlandırır,
  3. Statü ve psiko-sosyal kimlik bağlantısı kazandırır,
  4. Kalite-fiyat değerlendirmesine pozitif katkıda bulunur,
  5. Satın alma anındaki muhtemel soru işaretlerini ve riskleri azaltır,
  6. Yeniden satın almayı teşvik eder,
  7. Çapraz satış yapmayı kolaylaştırır,
  8. Müşteri sadakatini sağlar,
  9. Ürün konumlandırmasını efektif kılar,
  10. Pazara yeni ürün sokmayı kolaylaştırır,
  11. Marka farkındalığı ve güven arttıkça satış ve pazarlama maliyetleri azalır,
  12. Aracı ve dağıtıcılarla pazarlık yaparken elinizi kuvvetlendirir,
  13. Marka sadakati sayesinde rekabetten bağımsız olarak fiyat yükseltmeye imkan tanır,
  14. İşletme kendini pazardaki fiyat rekabetine karşı korur,
  15. Sayısız firmanın arasından öne çıkmayı sağlar,
  16. Tüketici/satın alma uzmanının gözünde ürün değerini artırır,
  17. Sürdürülebilir karlılığı sağlar,
  18. Üretim ve satış arasında daha kuvvetli korelasyon kurar,
  19. Pazarda özel bir konum elde etmeye yardımcı olur,
  20. Güven, sadakat, prestij gibi duygular oluşturur,

 

“Büyük markalar, sürekli ve ortalamanın üzerinde seyreden karlılığa giden tek yoldur ve büyük markalar yalnızca rasyonel değil, duygusal yararlar da sunar.”

– Philip Kotler

[highlight highlight_type=”italic” style=”background:#ff2778;color:white”]İyi bir marka pozitif duygular yaratan markadır. İyi tanımlanmış ve tasarlanmış markaların müşteriye vaat ettiği en büyük şey güvendir. [/highlight]Güven duygusunun erozyona uğradığı bu çağda, güven yaratmak, müşteriyle sahici bir bağ kurmaya yardımcı olur.

İlginizi Çekebilir: Lüks Ürünler Segmentine Marka Stratejisi Geliştirmenin İncelikleri

Yeni insanların ilgisini çekmek, onları bilgilendirmek ve dönüştürmek, birer müşteri adayı ve müşteri yapmak, marka savunucusu haline getirmek olarak dört adımda özetleyebileceğimiz bu markalaşma sürecinin yatırım getirisi oldukça yüksektir.

Tekstil sektöründe başarılı pazarlama stratejileri gerçekleştirmenin sırrı markanızı öne çıkarmaktan geçiyor. Türk tekstil sektörü özellikle yurt dışı pazarlarda muazzam potansiyele sahiptir. Bugün başta İtalyan markaları olmak üzere birçok yabancı marka, marka değerlerinin kendilerine sağladığı avantajlardan son raddesine kadar faydalanıyor. [highlight highlight_type=”italic” style=”background:#ff2778;color:white”]Türk tekstil firmalarının uluslararası rekabette farklılaşması ve rekabet avantajı elde etmesi için daha güçlü markalara ihtiyacı vardır.[/highlight]

B4Mind olarak tekstil sektöründe öne çıkmanız ve hizmet verdiğiniz tüm pazarlardaki gücünüzü arttırmak için pazarlama biliminin yeni bilgi ve bulgularının ışığında yepyeni marka stratejileri geliştiriyoruz. Fikir alışverişi yapmak için bize şu linkten hemen şimdi ulaşabilirsiniz.

Lütfen soru ve görüşlerinizi aşağıdaki kısımdan yorum yazarak belirtmeyi unutmayınız!

Leave a Reply