Skip to main content

Dijital mecralar son on yılda geleneksel mecralardan çok daha önemli bir pozisyona yükseldi. Erişim, dönüşüm, sıklık ve akılda kalıcılık bakımından eski medyanın pastasından aslan payını kendine sakladı. Açıkçası yeni medya yani dijital pazarlama kanalları bunu sonuna kadar hak ediyor.

Hem ekonomik hem de yüzde yüz ölçülebilir olması sebebiyle eski kanallardan ayrılıyor. Ayrıca eski medyanın eşik bekçilerinden de büyük oranda kurtulmak mümkün. Daha ufak bütçelerle çok daha etkin kampanyalar çıkarmak da.

On, on beş sene önce dijital pazarlama kanallarında olmak bir alternatifti. Bugünse olmazsa olmaz. Facebook hesabınızın olmadığını, bir web site ya da email adresine sahip olmadığınızı düşünebiliyor musunuz? Ancak radyo, dergi, gazete reklamı vermeseniz de olur! Hele ki pazarlama bütçenizin verimliliği için daha da doğru bir karar olur.

Dijital medya ile dijital kanalları öne çıkarıyor ve geleneksele göre üstünlüğüne inanıyoruz. Peki ama tüm dijital kanallar eşit değerde, önemde ve verimlilikte midir? Bize göre hayır. O yüzden bu yazımızda kısaca en popüler ve efektif dijital pazarlama kanallarından bahsedeceğiz.

Bizce dönüşüm, görünürlük ve kalıcılık bakımından açık ara en iyi kanal organik arama kanalıdır. Organik arama kanalını bir başka deyişle, en çok bildiğimiz Google gibi arama motorlarını şirketimiz lehine en iyi ve doğru biçimde kullanmak için optimize etmeye SEO denir. Yatırım getirisi bakımından en verimli kanal bu kanaldır.

Uzun yıllardır gerek kendi sitemiz için gerekse de müşterilerimizin siteleri için SEO’dan maksimum düzeyde yararlanmaya çalışıyoruz ve şunu söyleyebiliriz ki diğer dijital kanallara göre açık ara önde bir kanal.

Müşterilerimiz bizden en çok SEO’ya yönelik çözümler bekliyor, satış-karlılık-bilinirlik gibi kritik işletme hedeflerine ulaşmada en çok bu kanala bel bağlıyor ve ona inanıyor.

SEO’dan sonra bize göre üç kanal birbirine yakın önemde sivriliyor. Bunlar; e-mail, web sitesi ve blog kanalları. Özellikle web siteniz asla yabana atılmaması gereken kanaldır. Küçük ve orta boy şirketlerin dijital stratejilerinde her nedense web sitesi kanalı hep geri planda kalmıştır.

Büyük bütçeler harcanarak oluşturulmuş kurumsal web siteleri dahi, sonrasında yıllarca herhangi bir güncelleme yapılmadan adeta raflarda tozlanmaya bırakılmıştır. Hayır, web siteler şarap değildir ve yıllandığı kadar değerlenmez. Tersine, web siteler günlük süttür. Gün aşırı taze tutmak, doğru koşullarda taşımak, saklamak ve tüketmek gerekir.

Kurumsal web sitelerin çok önemli bir parçası da içerik pazarlaması yapabildiğimiz kurumsal bloglardır. Blog kanalı şirketlere hep zahmetli gelmiştir. Fakat iyi bloglar etkisini hep göstermiştir. E-mail pazarlama ise satış ve benzeri dönüşümler için halen çok başarılıdır.

Yukarıda değindiğimiz kanallara ek olarak ödemli arama, display ve video reklamcılık sürekli yükselişte olan kanallardır ve kampanya döneminize, bütçenize ve önceliklerinize göre gerektiği ölçüde başvurulabilir.

Her ne kadar on sene önce çok heyecan yaratan ve iletişim devrimi diye tabir ettiğimiz dönemdeki gibi olmasa da sosyal medya kanalı hem organik hem de ödemeli olarak son derece önemli fırsatlar sunmaktadır.

Toparlayacak olursak, bugün tüm şirketlerin öyle ya da böyle kullandığı on farklı dijital pazarlama kanalındansöz etmek mümkün ve her birinin kendine özgü avantajları ve dezavantajları var. Bize göre her ne olursa olsun, hangi işi yapıyor olursanız olun şu üç kanala maksimum yatırımı yapmaya çalışmalısınız. Bunlar: organik arama (SEO), web sitesi ve e-mail.

Dijital pazarlama yönetiminde profesyonel desteğe mi ihtiyacınız var? B4Mind Dijital Pazarlama Ajansıolarak size dijitalden maksimumu nasıl alacağınızın yollarını göstermekten memnuniyet duyacağız. Hemen bize şu adreslerden ulaşabilirsiniz! info@b4mind.com/ www.b4mind.com

 

Leave a Reply